8 Ağustos 2015 Cumartesi

Johann Gottlieb Fichte'nin Cinneti - Dinçer Karan

Alman felsefesinin cins beyinlerinden birisi de Johann Gottlieb Fichte’dir. Fichte, 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında Immanuel Kant’ın sistemleştirdiği Alman idealizminin (kısmen) önemli temsilcilerinden birisidir. Alman idealizmi romantizm ve Rönesans ile yakından ilgili bir akımdır. Peki, meselemizde yer işgal eden Fichte, Alman idealizminin neresindedir? Bu sualin cevabını, Fichte’nin yaşam çizgisini irdelediğimiz zaman bulmuş olacağız. Fichte, Immanuel Kant’ın idealizmi ile Friedrich Hegel’in diyalektiği arasında konumlanmaya nçalışan bir geçiş süreci filozofudur. Onu tamamıyla belli bir akımın içine dahil etmek yanlış olacaktır. Fichte’nin düşünsel dünyasının temelini oluşturan mefhumların başında hürriyet gelmektedir. Evet, onun felsefeyi kavrayışı ve bu kavrayış ile birlikte çıkış yaptığı nokta hürriyet – özgürlük mefhumudur. Hürriyet mefhumu çerçevesinde spekülatif karakterde mutlak ben portresi çizer. Çizilen bu portrede ise irade – mutlak ben bahsi insanoğlunun düşünsel oluşunda çekirdek noktası kabul edilir. İnsanoğlunun iradesi yahut insanoğlunun mutlak beni dışında kalan her şey, çekirdek olarak kabul edilen o noktanın etrafında halkalanmıştır ve etkisiz konumdadır. Fichte, Alman idealizminin kurucusu Kant’ı yakından takip etmesine ve kendisine rehber olarak kabul etmesine karşın, Kant’ın kaderci anlayışına karşı çıkar. Fichte’ye göre insan iradesi olan ve mutlak ben portresi içinde gelişen bir varlık olduğuna göre, cereyan eden hadiseler insanoğlunun kontrolündedir ve insan iradesi dışında herhangi bir gücü kabul etmemektedir. Fichte’ye göre düşünsel alanda diğer bir ifade ile felsefi dünyada ilerleme kaydetmek için iki güzergâh vardır gidilebilecek. Bunlar determinist felsefe ve indeterminist felsefedir. Determinist felsefe belirlenimci bir temel üzerinde yükselirken, indeterminist felsefe belirlenemezci bir temel üzerinde yükselmektedir. Zira Fichte plastik dünyayı yani eşyanın madde boyutunu ele alıp bu pencereden bir yaklaşımda bulunursa, plastik dünyadan bir bilinç elde etme gayretinin nasıl bir sonuç doğuracağını kestiremiyordu. Bu yüzden Fichte’nin felsefe merdiveni iki taraflıdır. Yazımın başında da belirttiğim üzere bir arada kalan bir düşünürdür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder