11 Eylül 2015 Cuma

Olana, Olmuşa ve Olacağa... - Cem Düz

(Karanfil Fanzin'in 15. sayısında yayınlanmıştır.)

Refik Halid, eserlerinden de anlaşılacağı üzere teknik açıdan serbest bir yazar. Harp döneminin açlık ve sefaletlerini konu alan ve alaycı hicivleriyle yazılarını kaleme alan Karay, halkın düştüğü durumu, söylenen yalanları ve aldatmaları tavan yapan cüretkar anlatımıyla hem sert, hem edebi ve toplumsal bir tutumuyla edebiyata aşina her okuyucuyu ziyadesiyle memnun edecek bir konumdadır.

Geleneğini bozmadan çağın yanlışlıklarına karşı bütün silahlarını ateşlediğini görebiliriz. “Bu işin künhü budur. Polis zannedeceksin, harami çıkacak; nimet zannedeceksin, tuzak çıkacak; melek görünecek, şeytan çıkacak…” (Sakın Aldanma, İnanma, Kanma, KARAY Refik Halid) Sürgünvari hayatı boyunca muhalifliğin getirisi denilebilecek muazzam eserlerini memlekete kazandıran ve yine yoğun muhalifliğinden ötürü tarihin bir kenara ittiği ve edebi lezzetinden tam olarak faydalanamadığımız, yakın ahbabı Yakup Kadri’nin tasviriyle tam bir hayat adamı. Yoğun şekilde Milli Mücadele eleştirisi yazmış ve bu mücadeleyi İttihatçıların yeniden iktidara gelmek için yarattığı bir kardeş kavgası olduğunu belirtmiştir. Kuva-yi Milliye ruhu affeder mi bilinmez, yaradan affetsin.

Dilde yarattığı adeta harf cimriliği diyebileceğimiz olağanüstü sadelikte bir dille yazdığı tasvirleri müthiş ilgi çekici olmakla beraber onu Türkçeyi en iyi kullanan yazar da yapmıştır. Elinizde birden fazla Refik Halid kitabı varsa, biri bitmeden ötekine geçmeniz hiç de komplike olmayacaktır. İnsanı, zamanı ve mekanı bir bütün içerisinde kavrayıp anlatmak hevesi içinde yazdı Karay. Kaldı ki literatürün de bu amaçla yapıldığı göz önünde bulundurulması gerek. Genişlemesine bakıldığında, şartlar bize gösteriyor ki, Karay’da olduğu gibi şikemperver olmaksızın, kadından erkekten, aşktan ve mizahtan anlayan bir hayat adamı olamadan gerçek bir edebiyat adamı da olamıyorsunuz. Eserleri var ki yazarın gözyaşlarına dokunmanızı mümkün kılabilir. Asıl onu vakur kılan olay ise eserlerinden hiçbir şekilde onun tam olarak ideolojisini çözemeyecek oluşumuz. Başta kim olursa olsun, iktidara kim gelirse gelsin hep muhalefet çizgisinde kalmayı başaran bir teamüle sahip. İşin ilginç yanı kendini anlattığı tek cümlede hayata bakışını çözebilmemiz de mümkündür. “Ben olana, olmuşa ve olacağa muhalifim.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder