11 Eylül 2015 Cuma

Elmanın Kararan Yüzü - Eyüp Aktuğ

(Karanfil Fanzin'in 15. sayısında yayınlanmıştır.)

suya dair cümleler kurdum elmanın kararan yüzüne
savaştan kaçırdım içimde yeryüzünü gözetleyen çocuğu
onu yarınlarla avutup, umudu yonttum her yarın da.
bu takvim duvarda iyi durur dedim,
kendime bir yarın daha seçtim.
gördüm ki yokmuş hiç soluklanacak bir çeşme
Allah’ım yetişemiyorum verdiğim nefese.

çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki
korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara.
eve dönerken başka başka sokaklara saptım da
bulanık akşamlardan geçtim o şarkıdan geçtim.
dayak yedim babam kaşlarını çattı
anneme göstermedim sırtımdaki yaraları
ben yumruğumu hep cebimde sıktım
gözlerimi kıstım o saçlarını tararken.

her kulaçta bir yerim sancıdı
yürüdüm ayakkabımın boyası atana dek
öğrendim eve varmayan yolları.

içimi dökemedim
yüksek topuklar dilimi anlamadı.
kulak kesildim merdiven çıkan gülüşlere
kaç koridor sustum ben.
dağı karşıma aldım da eğdim başımı
balkonda sabahlattım beyrut’u, fairuz’u, gözlerini,
çamaşır ipleri de bilmiyor leylâ nasıl yazılır?
asansör çıkarmıyor beni dalından düştüğüm ağaca.

sancımı jenerikte görmüşler
ama filmin hep kesilen sahnelerindeyim.
vurulursam tam şuradan vurulacağım
esmer bir merhaba olacak dudaklarım.
film bitti, takvim düştü duvardan
kırıldı anahtarım kapıyı zorlarken
cevabını veremedim
yaşamak hayatın neresinde durmaktı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder