11 Mayıs 2016 Çarşamba

Elimdeki Çekiç (Bir Bohem) - Engin İsmailtorunu

(Karanfil Fanzin'in 19. sayısında yayınlanmıştır.)

Elimde çekiç çalışıyorum. Allah’ım bu nasıl iş? Ben buraya nasıl geldim? Anlamıyorum olanları. Kısmet peşinde onurumla savaşırken, bir inşaatın en ücra yerinde nefsimle boğuşuyorum. Okul bitirdim ben, burada ne işim var? Bu insana neden tahammül ediyorum? Okul okurken kimseye eyvallah demedim. Şimdi neden, neden?. . .

Okula başladığında ne hayallerim vardı. Okul bitince işler düzelecek diye umut ediyor ve kendimce bir şeyler başarmış olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Çevremde bulunan insanlar benim büyük bir iş yaptığımı söylerken ben ego patlaması yaşıyor, sanki çok farklı bir insan olmuş gibi sarhoş oluyordum. O sıralar gerçek hayatı biraz biraz öğrenmiştim. Fakat okula başlayınca öğrendiğimi unutup rehavete kapıldım. Büyük hayaller kurdum yapmaya çalıştım. Bu hayaller uğruna hayatımdan birçok kişinin gitmesine göz yumdum. Birinin tabiri ile çapakları attım. Kimsenin peşine düşmedim hep iyilik ve daha güzelinin derdindeydim. Hep bir yerden bir şekilde arıza çıktı. Ne olduğunu anlamadan bu inşaatta elimde çekiç yerimi aldım.

Bana göre cehennem olan bu yerde birileri hayallerini yaşayacak. Belki onların ilk evi olacak belki de tüm birikimlerini yatırdıkları tek şeyleri. Bana göre ise doldurulması gereken bir çile. Değişir mi bilmem ama geçen onca senede hayal kurmaktan ileri bir şey yapamadım. İşin gerçeği kurduğum hayallere de ulaşamadım. Ya benim tembelliğimden yâda nasip kısmetle alakalı hep bir şeyler oldu. Hep ucu ucuna yaşadım. Arkadaşlarım araba markalarını konuşurken ben yarınların daha güzel olacağını düşleyerek yaşadım. Geldiğim nokta ise elimde çekiç, kirli bir elbise ve üç kuruş için ona buna abicim demek. Allah’ım eğer bu kabussa bir nihayeti olsun yok eğer kabus değilse kafamın içinde dönen büyük olma hayali son bulsun. İşin ilginç yanı şu hiç bir gücüm olmamasına rağmen hep büyük işlerin adamı olduğumu düşündüm. Büyük işler yapma, önemli görevler yapma derdinde oldum. Kendimi bildim bileli büyük işler çıkaracağımı umut ettim. Gerçekte de umut etmekten başka bir şey yapmadım. Herhalde umut denilen sermayeyi öyle harcadım ki ortada bir şey kalmadı.

Bulunduğum noktayı kötülemek değil maksadım. Birçok insan daha kötü durumda daha ağır işlerde ve şartlarda yaşıyor benimki şımarıklık. Evet, tam manası ile şımarıklık. Okul okudunsa ne değişti ne farkın var ki onlardan. Tamam, iki kitap okudun kabul ama böylede olmaz ki. Kabul et içinde olan şartları ve bir şeylerin emeğini harca. Ona buna isyan edeceğine otur şartlarını geliştir daha güzeline emek ver. Sadece şikayet şikayet bu ne kendini bilmezlik. . .
-Ama, ama, ama. . . 
-Ama falan yok haddini bil ve işine bak. Nerede olursan ol yaptığınla farkın olsun. Etiketlere sığınıp kaçma işini yap ve hakkın olsun. Gerçekten hak edersen senin olacaktır. 
-Ben uğraştım. . . 
-Hadi oradan hep bahane bulup kaçtın kolay olanın peşinden gittin. Ama çaba harcadım. 
-Gerçekten mi? . . . 
-Eline al çekici ve gerçeğini yaşa, unutma ki hak ettiğinde zaten senin olacak… 

22:13, Çar 28.11.2012

2 yorum: